Logo
11.02.2026
sevimrumeysa
83 görüntülenme

Öz-eleştiriden Özşefkate: İçsel Dönüşüm

Öz-eleştiriden Özşefkate: İçsel Dönüşüm

Zorlandığımız anlarda en sert sesi çoğu zaman kendi içimizde duyarız. Bir arkadaşımıza, sevdiğimiz birine, hatta belki bir yabancıya bile söylemeyeceğimiz cümleleri, konu kendimiz olunca acımasızca söyleyebiliyoruz.


“Daha iyi yapmalıydın.”

“Bu kadar etkilenmemeliydin.”

“Hâlâ neden böyle hissediyorsun?”


Özşefkat, zor bir duygu yaşadığımız anda kendimize dönüp yumuşayabilme becerisidir aslında ve tam da böyle zamanlarda devreye girmesi gerekir. Acıyı inkâr etmek değil, kendimizi toksik bir pozitivizmin içine sıkıştırmak da değil; olanı fark edip olduğu gibi kabul etmektir. Acının içindeyken kendimize dönüp “Şu an zorlanıyorum ve bu insani” diyebilmektir. Kendimize dışarıdan daha anlayışlı bir gözle bakabilmektir. Acımasız eleştirilerimizi bir kenara bırakıp daha şefkatli bir yerden yaklaşabilmektir. Başkalarına rahatlıkla sunduğumuz bu şefkati kendimizden de esirgememektir.


Çoğu zaman güçlü olmayı, dayanıklı olmayı, hatta biraz da sert olmamız gerektiğini öğrenerek büyüyoruz. Daha az kırılmak için, kendimizi tehlikelerden koruyabilmek için, başkası söylemeden önce kendi kendimizi acımasızca yargılayabiliyoruz. Zamanla da kendimize yüklenmeyi alışkanlık haline getirebiliyoruz. Oysa araştırmalar gösteriyor ki öz-eleştiri kısa vadede harekete geçirse bile uzun vadede yetersizlik ve utanç duygusunu besliyor. Özşefkat ise sorumluluktan kaçmak değil; tam tersine, duygusal bir güvenlik alanı oluşturarak değişimi mümkün kılıyor.


Gözden kaçırdığımız bir şey daha var: Bugün kendimize söylediğimiz o sert cümleler sadece “yetişkin” tarafımıza gitmiyor. İçimizde hâlâ var olan o kırılgan, görülmek isteyen, onay arayan çocuğa da ulaşıyor.


“Yine beceremedin.” dediğimizde bunu yalnızca bugünkü halimize söylemiyoruz.

“Abartıyorsun.” dediğimizde, duygusunu anlamaya çalışan o küçük parçayı da susturuyoruz.


İçimizdeki çocuk eleştiriyi gelişim fırsatı olarak duymuyor; onu sevilmeme ihtimali olarak algılıyor. Bu yüzden özşefkat biraz da içsel ebeveynliktir. Sert bir öğretmen olmak yerine, yanında duran eşlikçi bir yetişkin olabilmek, hata yaptığında cezalandıran değil, rehberlik eden daha yumuşak bir iç ses geliştirebilmek. Unutmayın ki öz-şefkat sevgiden, öz-eleştiri ise korkudan gelir. 


Kendinize şu soruyu sorun:

Şu an kendime söylediğim bu cümleyi, çocukluğumda bir yetişkin bana söylüyor olsaydı, nasıl hissederdim?

Eğer bu soruya olumlu bir cevap vermiyorsanız belki o cümleyi bugün kendinize de kurmamanız gerekiyordur.


Bu, her hatayı normalleştirmek demek değildir elbette. Yanlış yaptığımızda bunu fark ederiz. Ama kendimizi aşağılamadan, duygularımızı bastırmadan “Bu benim insani tarafım” diyebilmek kıymetlidir. “Öz-şefkat, öz-değerlendirmelerimizi olumsuz yönden olumluya değiştirmeyi değil, sadece sınırlarımızı nezaketle kabul etmeyi gerektirir” (Atalay Z, 2019, s. 67).


Özşefkat temelde üç şeyi içerir: farkındalık, ortak insanlık ve nazik bir iç ses.

Farkındalık; yaşadığımız duyguyu görmemizi sağlar.

Ortak insanlık; yalnız olmadığımızı hatırlatır.

Nazik iç ses ise iyileşme alanını açar.


Belki de zorlandığımız kısımlardan biri de kendimize iyi davranmayı hak ettiğimize inanmaktır. Oysa şefkat, hak edilmesi gereken bir ödül değil; insan olmanın doğal bir ihtiyacıdır. İnsanın kendiyle kurduğu ilişki, dünyayla kurduğu ilişkinin temelini oluşturur. İçeride ne kadar sertsen, dışarısı da o kadar yorucu olur. İçeride ne kadar yumuşarsan, hayata temasın da o kadar dengelenir.


Referans: 

Atalay, Z. (2019). Şefkat: Zorlayıcı Duygu ve Durumlarla Yaşayabilme Sanatı. İstanbul: İnkılap Yayınevi.




İlgili Yazılar

Yapay Zekâ ve Psikoterapi; Terapide Sınırlar Nerede?
31.03.2026

Yapay Zekâ ve Psikoterapi; Terapide Sınırlar Nerede?

Psikoterapi yalnızca teknik bir müdahale değildir. Temelinde insanın insanla kurduğu bir bağ vardır. Bir psikoterapist; ...

Devamını Oku
"Attentioner" Dikkat Geliştirmenin Yapılandırılmış Yolu
23.03.2026

"Attentioner" Dikkat Geliştirmenin Yapılandırılmış Yolu

Dikkat bir yetenek değil, geliştirilebilir bir beceridir. Attentioner ile çocuklar odaklanmayı öğrenir.

Devamını Oku
Oyun Oynamak Bir Kaçış mı, Yoksa Bir İhtiyacın Sinyali mi?
16.03.2026

Oyun Oynamak Bir Kaçış mı, Yoksa Bir İhtiyacın Sinyali mi?

Bazen oyun oynamak sadece eğlence sağlar.Ama bazen de oyun, hayatın ağırlığından kısa bir mola olur. Çünkü hayatın getir...

Devamını Oku